Görme engelliler, bağımsız hareket etmelerinin önündeki engellerin kalkmasını istiyor.

Görme yetersizliği olan 760 birey var

Doğuştan veya sonradan çeşitli nedenlerle görme yeteneklerini kaybeden yüzlerce insanın yaşadığı KKTC, görme engelli bireylerin başkalarına bağımlı olmadan yaşamlarını sürdürebilecekleri yeterli olanağa sahip değil.

                Görme engelliler,günlük yaşamlarını sürdürürken en çok tek başlarına hareket edememekten,engellerle,tehlikelerle karşılaşmaktan yakınıyor.

                Sivil toplum örgütlerinin girişimleriyle birçok konuda mesafe kat edilirken,görme engelliler,yaşamlarını kolaylaştıracak ,eşit haklara sahip olacakları düzenlemelere ihtiyaç duyuyor.

                Dünyada görme engellilerle ilgili farkındalığı artırmak amacıyla 7-14 Ocak, “Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası” olarak kabul ediliyor.

Peki “Beyaz Baston” ismi nereden geliyor?

                1921 yılında Londra’da trafik kazası nedeniyle görme yetisini kaybeden bir fotoğraf sanatçısı dış dünyanın kendini fark etmesi ve dikkat çekmek için bastonunu beyaza boyayarak dolaşmaya başlar.Bu olayın yayılmasıyla beyaz baston simgeleşir ve her yıl dünyada Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası olarak anılır.

                Resmi verilere göre KKTC’de görme yetersizliği olan 760 birey bulunuyor.Bu rakamın yarısından çoğunu erkekler oluşturuyor.Görme engelli bireylerin en yoğun olduğu yaş grubu ise 18-60

                Kıbrıs Türk Engelliler Federasyonu Başkanı Derviş Yücetürk Türk Ajansı Kıbrıs’ın (TAK) sorularını yanıtlayarak,görme engelli bireylerin karşılaştığı zorlukları anlattı,atılması gereken adımlara dikkat çekti. Yücetürk, görme engelli bir birey olarak tek başına hareket etmenin en fazla zorlandığı konu olduğuna işaret ederek,ulaşım ve dolaşımın en büyük sıkıntı olduğunun altını çizdi.

Derviş Yücetürk … 14 Yaşında Mücahitken Görme Yetisini Kaybetti

                67 yaşındaki Derviş Yücetürk,Kıbrıs Türk Görmezler Derneği ve Kıbrıs Türk Engelliler Federasyonu Başkanı. 1967’de 14 yaşında Geçitkale Taburuna bağlı  Alaminyo  bölüğünde  2 aylık mücahitken,Kıbrıslı  Rumların saldırısı sonucu 6 kişiden kurtulan tek kişi. Ancak saldırı nedeniyle görme yetisini kaybetti.

                Görme engelli bir birey olarak en fazla zorlandığı konunun tek başına hareket edememesi olduğuna vurgu yapan Yücetürk,ulaşım ve dolaşımın en büyük sıkıntı olduğunun altını çizdi.

“Görme engelliler için ne alt yapı ne üst yapı var”

                Ulaşım ve dolaşımın sadece engellilerin değil, ülkenin genel bir sorunu olduğunu ifade eden Yücetürk , “Doğru dürüst yol yok,kaldırım yok,görme engellilerle ilgili ne altyapı ne üstyapı.Hiçbir düzenleme yok.Kendi mıntıkamda bunu aştım,arkadaşlarımda aşabiliyor ama mıntıkam dışında beyaz bastonla hareket edebilmek için maalesef bize hitap edecek ne bir yol ne bir kaldırım, ne sinyalizasyon,ne takip çizgileri var.Bina içlerinde ne ölçülü,dengeli basamak,nede bize hitap eden asansör  var.Tek başına hareket etme konusunda belki de engelli grubu içinde en çok sıkıntı yaşayan kesimiz biz” diye konuştu.

“2004 yılına kadar eğitim vardı diyemem”

                Yücetürk,1963’e kadar görme engelliler için Kıbrıs’ta ortak bir okul olduğunu ancak 63 olaylarından sonra Yeşil Hat’tın ötesinde kalması nedeniyle 1963’ten 2004’e kadar okulsuz kalındığını anlattı.Yücetürk, ülkede görme engelliler için 2004’e kadar “eğitim var” diyemeyeceğini, görme engelli bireylerin yurt dışında eğitim gördüğünü söyledi.

                Rauf Raif Denktaş Görme Engelliler Okulu 2 yaştan itibaren eğitim veriyor.

2004’te Kıbrıs Türk Görmezler Derneği’nin girişimleriyle inşa edilen Rauf Raif Denktaş Görme Engelliler  Okulu ile temel eğitimde en büyük sıkıntıyı aştıklarını belirten Yücetürk,şunları kaydetti:

                “Diğer engellilere göre biz daha şanslıyız. Çünkü kendi okulumuz var ve tam donanımlı bir okuldur. Eğitim Bakanlığı ile protokol imzaladık. 2004 yılından bu yana bu okul kaynaştırılmış eğitime destek olarak , okul öncesi 2 yaştan itibaren başlıyor eğitime ve ilkokul,ortaokul,liseye kadar destek veriyoruz. Hatta üniversiteye giden gençlerimize de okul destek veriyor.Yetişkinlere de dönem dönem rehabilitasyon eğitimi veriyoruz”

                Rauf Raif Denktaş Görme Engelliler Okulu’nun parasız eğitim veren tek özel eğitim kurumu olduğunu da dile getiren Yücetürk,paralı eğitime karşı olduklarını,eğitimin devlet bünyesinde olması gerektiğini vurguladı.

                Kıbrıs Türk Görmezler Derneği’nin 1976 yılında ilk kurulan engelli derneği olduğunu aktaran Yücetürk ,o tarihten bu yana inanılmaz gelişmeler kat edidiğini belirtti. Nakdi yardımlar konusunu tamamen çözdüklerini dile getiren Yücetürk,ülkede yaklaşık 4bin 800 engellinin nakdi yardım aldığını söyledi. Yücetürk,doğan bir bebeğin engelli ise 18 yaşına kadar asgari ücretin yüzde 50’sini,18 yaşını doldurmuş ve işe girememişse yüzde 60’ını ,işsiz ve evlenmiş ise eşi için yüzde 20,çocuk sahibi olmuşsa 2 çocuğa her çocuk için yüzde 10 destek aldığını ifade etti. Evli ve 2 çocuğu olan bir engellinin işe girmeden asgari ücretin brütünü net aldığını aktaran Yücetürk, buna rağmen nakdi yardımların günün koşullarına göre yetersiz kaldığını ifade etti.

“Engelli bireylerin istihdamı konusunda sınıfta kaldık…İstihdam bekleyen yüzde 20’si görme engelli toplam 600 engelli var

                Yasa gereği devlet ve özel sektörde 25 kişi çalıştıran her bir iş yerinin 1 engelli istihdam etmekle mükellef olduğuna işaret eden  Yücetürk, “İstihdam konusunda maalesef gerek devlet,gerekse özel sektör olarak ülkemiz sınıfta kalmıştır. Hâlâ 660 civarında istihdam bekleyen engelli var. Bunların yüzde 20’si görme engellidir” ifadelerini kullandı.

                Yücetürk, 2006 yılından beridir tek bir engellinin kamuya istihdam edilmediğini de söyledi.

                500’ü aşkın engellinin gerek özel eğitim merkezlerinde gerekse yetişkin 18 yaş üstü rehabilitasyon merkezlerinde eğitim aldığını ifade eden Yücetürk, bu bireyler için Engelsiz Yaşam Evi inşaatının devam ettiğini,birinci etabın bittiğini,ikinci etabın parasının hazır olduğunu ve Haziran 2021’e tamamlanacağına dair söz aldıklarını kaydetti. Yücetürk bu merkezin, hem annesi-babası olmayan engelli bireye yaşam boyu hayat merkezi olacağını hemde 200 engelliye de rehabilitasyon hizmeti vereceğini söyledi.

                “İnşallah bunları başarırız ama bizi yönetenler kesenin ağzını açarsa…..” ifadelerini kullanan Yücetürk, projelerin tamamlanması için maddi gelire ihtiyaç olduğunun altını çizdi.

                Ulaşımda,dolaşımda Avrupa standartlarının gerisinde olunduğunu dile getiren Derviş Yücetürk, “Görme engelliler olarak eğitimde Avrupa standartlarını yakalasak da diğer engelliler için bunu söyleyemem. Özel eğitim merkezlerinde toplu eğitim veriliyor, bu eğitim değildir,öz eğitimdir. Görme engelli, işitme engelli,ortopedik engelli bir arada eğitim alamaz. Her engellinin ayrı okulu olması lazım” dedi.

                Komitede bekleyen Özel Eğitim Yasası’nın Meclis Genel Kurulu’ndan geçmesi gerektiğini vurgulayan Yücetürk, hükümet değişiklikleri medeniyle yasanın bir türlü geçemediğini belirterek, “İnşallah yasa geçerse görme engelliler de dahil engelliler iyi bir noktaya gelecektir” şeklinde konuştu.

“Bir retina yırtığı bile tedavi edilemiyor”

                Sağlıkta ülke olarak sınıfta kalındığını savunan Derviş Yücetürk, göz sağlığı konusunda bugün ülkede en basit bir ameliyatın bile yapılamadığını ileri sürdü. Hastaneler , kliniklerin var olduğunu ancak tam donanıma sahip olunmadığını savunan Yücetürk, “ Bir retina yırtığı nile ülkede tedavi edilemiyor. Bu üzücüdür. Hastaları ya Rum tarafında ya da Türkiye’ye göndermek zorunda kalıyoruz” dedi.

                Ülkede göz nakli de yapılamadığını dile getiren Yücetürk, hastaların kurul ile Türkiye’ye gittiğinde iyi kötü bir ücretle tedavi olabildiğini ancak kurulla gidemeyen hastaların büyük paralara ihtiyaç duyduğunun altını çizdi.

“Tam donanımlı göz hastanesi için 5 yıldır kampanya yürütüyoruz”

                Tam donanımlı bir göz hastanesi inşası için 5 yıldan bu yana kampanya yürüttüklerine işaret eden Yücetürk, plan ve projenin hazır olduğunu, birikmiş paraları ve Güvenlik Kuvvetleri tarafından Domuzcular Burnu’nda kendilerine gösterilen dört buçuk dönümlük iki parsel bir de arazi bulunduğunu aktardı. Yücetürk, buna karşın, arazi için gelmiş geçmiş bakanlardan onay alamadıklarını söyledi.

                Derviş Yücetürk, göz hastanesi hakkında ilgili bakanlarla görüşmelerinde devletin, Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle 500 yataklı hastane yapacağı ve hastanenin bir bölümünün görme engelliler için olacağının söylendiğini belirterek şöyle devam etti:

                “Göz hastanesinden vazgeçin,bu bölümün iç donanımını siz yapın talebi geldi.Biz de şart koştuk, göz bölümünde istediğimiz altyapı olacak mı?

Buna yanıt alamadık henüz. Yanıt alamadığımız için bir kuruş dahi ben bu hastaneye vermem. Normal bir muayene servisi olacaksa şimdiki gibi, ben paramı niye çarçur edeyim.Bugüne kadar yapamadılar, yapacak olanları da engelliyorlar”

                Halktan gördükleri ilginin tatmin edici olduğunu dile getiren Derviş Yücetürk, tek sıkıntılarının bazı vatandaşların engellilerin park yerlerini işgal etmesi olduğunu söyledi.

                Yücetürk konuşmasının sonunda, “Sosyal bir devlet isek, o sosyal devleti yanımızda görmek isteriz” dedi.

Written By admin